• Reklam

EYT 'de son söz ..

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) ile ilgili sözlerini değerlendirdi. Çelik, "Bahsedilen politikaları uygulamanın ülkeye bir maliyeti vardır. Ve bu maliyet ülkenin altından kalkabileceği bir maliyet değildir. Cumhurbaşkanımız bunun altını çizmiştir. Netice itibariyle bu noktada da Sayın Cumhurbaşkanımız son sözü söylemiştir" dedi. Çelik, muhalefetin EYT itirazına ise "Elimizdeki tabloyu görseler, aynı yaklaşım içinde olacaklardır" yanıtını verdi.

EYT 'de son söz ..

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) ile ilgili sözlerini değerlendirdi. Çelik, "Bahsedilen politikaları uygulamanın ülkeye bir maliyeti vardır. Ve bu maliyet ülkenin altından kalkabileceği bir maliyet değildir. Cumhurbaşkanımız bunun altını çizmiştir. Netice itibariyle bu noktada da Sayın Cumhurbaşkanımız son sözü söylemiştir" dedi. Çelik, muhalefetin EYT itirazına ise "Elimizdeki tabloyu görseler, aynı yaklaşım içinde olacaklardır" yanıtını verdi.

EYT 'de son söz ..
18 Kasım 2019 - 23:32

       Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı açıklamanın hatırlatılması üzerine Çelik, “Herhangi bir noktada belli bir kesimi rahatlatmak için aşırı popülist bir uygulamaya gidildiği zaman toplumun tamamına zarar verildiği, aynı zamanda da o kesimdeki kardeşlerimizin çocuklarının geleceğine de zarar verildiği, Türkiye'nin geçmişinde çok yaşanmış bir şey. Şöyle bir şey yapılıyor, sanki biz bu EYT'li denilen kardeşlerimizin söylediklerine duyarsız davranıyoruz, sanki biz onlarla karşı karşıyayız gibisinden bir yaklaşım sergileniyor. AK Parti bir tarafta, bu şekilde söylenen vatandaşlarımız karşı karşıya gibisinden. Böyle bir şey söz konusu değil” ifadelerini kullandı.

 

“CUMHURBAŞKANI SON SÖZÜ SÖYLEMİŞTİR”

Çelik, “Tabii ki söylediklerini dinliyoruz, tabii ki sorunlarına duyarlıyız ama netice itibariyle bahsedilen tedbirleri almanın, ya da bahsedilen politikaları uygulamanın ülkeye bir maliyeti vardır. Ve bu maliyet ülkenin altından kalkabileceği bir maliyet değildir. Cumhurbaşkanımız bunun altını çizmiştir. Netice itibariyle bu noktada da Sayın Cumhurbaşkanımız son sözü söylemiştir. Şunun kesinlikle bilinmesi gerekir, bugün bazı partilerden açıklama yapılıyor. Onlar Türkiye'yi yönetme sorumluluğu altında değildir. Bu denklemleri görseler, bu elimizdeki tabloyu görseler, aynı yaklaşım içinde olacaklardır” diye konuştu.

ŞEHİR HASTANELERİ TARTIŞMASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın şehir hastanelerine ilişkin “Halkımıza hizmet etmek için zarar ediyorsak varsın zarar edelim” şeklindeki açıklamasına ilişkin soruyu yanıtlayan Çelik, sağlık sektöründe AKP döneminde devrim gerçekleştirildiğini ifade ederek, “Birileri bir takım rakamlar ileri sürüyor, ‘zarar etti' gibisinden. Bu, buna karşı söylenmiş bir tezdir. Vatandaşımızın sağlığı söz konusu, vatandaşımızın sağlık hizmeti söz konusu olduğunda gereken harcamalar, gereken yatırımlar alınmaktadır. Çünkü sağlık her şeyin başıdır. Vatandaşımızın kaliteli sağlık hizmeti alması her şeyden önde gelmektedir. Bu bahsettiğiniz rakamlar bende yok. Bu ihtiyaç duyulduğu takdirde Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanır. Vatandaşımızın birinci sınıf sağlık hizmetine, bazı konularda dünyada bile olmayan standartlarda kavuşması şeklindeki politikamız kararlılıkla ve hassasiyetle sürecektir” diye konuştu.

KKTC BAYRAĞININ YAKILMASI

KKTC bayrağının Kıbrıs Rum Kesimi’nde provokasyon sonucunda yakıldığını hatırlatan Çelik, şunları söyledi:

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağına karşı, bir halkın, bir milletin sembolü olan bayrağa karşı yapılan bu hadsiz ve hudutsuz saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Burada gereken tedbirlerin alınmaması söz konusu olduğu gibi aynı zamanda yakın zamanda Yunan ve Rum siyasetçilerin bu tip eylemlere, bu tip provokasyonlara, bu şekildeki çirkin eylemlere imza atanları cesaretlendiren tavırları, söylemleri de son derece açıktır. Dolayısıyla bunu sadece birkaç tane provokatörün yaptığı bir eylem olarak değerlendirmiyoruz. Sistematik bir faaliyet olarak değerlendiriyoruz. Netice itibarıyla Yunan ve Rum siyasetçilerin kışkırtıcı beyanlarının bu eylemlerde muhakkak surette etkisi vardır. Bundan sonrasında gereken saygının gösterilmesi konusunda ve bu tip provokasyonlara mahal verilmemesi konusunda hem siyasilerin üsluplarına dikkat etmesi gerektiğini hem de güvenlik tedbirlerinin alınması gerektiğini ifade ediyoruz.”

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum