Beylikdüzü Belediyesi, afetlere karşı geliştirdiği bütüncül yaklaşımı bir adım daha ileri taşıyarak “Afetlere Karşı Kentsel Dirençlilik Çalıştayı”nın ikincisini gerçekleştirdi. Uzman isimlerin katılımıyla deprem konusunun ele alındığı çalıştayda deprem; yalnızca bir afet başlığı olarak değil, kentsel sistemleri dönüştüren çok boyutlu bir risk alanı olarak ele alındı. Depremin yalnızca birincil etkileri değil; altyapı sürekliliği, erişilebilirlik, haberleşme, sağlık hizmetleri ve toplumsal davranışlar üzerindeki etkileri birlikte değerlendirildi.
Daha dirençli bir Beylikdüzü için çalışmalarını sürdüren Beylikdüzü Belediyesi, İstanbul Teknik Üniversitesi iş birliğiyle Afetlere Karşı Kentsel Dirençlilik Çalıştayı’nın ikincisini düzenledi. Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi Trakya Salonu’nda gerçekleşen çalıştayda bu kez deprem konusu ele alındı. Çalıştay; deprem riskinin kentsel sistemler üzerindeki çok boyutlu etkilerini ortaya koymak, risk azaltma odaklı stratejik öncelikleri belirlemek, kurumlar arası iş birliği ve veri entegrasyonu ihtiyacını tartışmak, deprem özelinde uygulanabilir proje ve politika önerileri geliştirmek, çalıştay çıktılarının yerel ve ulusal ölçekte ölçeklenebilir bir modele dönüştürülmesini sağlamak amacıyla alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Çalıştayda deprem riski; mekânsal (zemin, yapı stoku), altyapısal (kritik sistemler), operasyonel (müdahale kapasitesi) ve toplumsal (kırılganlık ve davranışlar) boyutlarıyla birlikte değerlendirildi. Akademi, kamu, yerel yönetimler, sivil toplum ve teknik uzmanları buluşturan çalıştay; yalnızca mevcut riskleri tartışmakla kalmayıp, yerelden ulusala ölçeklenebilir bir afet yönetim modelinin inşasına odaklandı.
Şehla: “Hedefimiz çok net; afetleri konuşan değil afetlere hazır bir kent olmak”
Çalıştayda konuşan Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Şehla, Türkiye’de afetlerin bir istisna değil süreklilik olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: Bugün bir zihniyet dönüşümünü ateşlemek için buradayız. Bu zihniyet dönüşümünü bu gibi çalıştaylar ve birlikteliklerle başlatıyor olmamız gerekiyor. Türkiye'de afet bir istisna değil sürekliliktir. Biz bu kadar afetle iç içe bir ülke olmamıza rağmen, afetle değil halen afetin sonucuyla mücadele halindeyiz. Her zaman afet olduktan sonraki süreçler üzerinden politikalar yürütmeye devam ediyoruz. Oysa bizim ihtiyacımız olan şey bir kriz yönetiminden ziyade aslında risk yönetimidir, hazırlıklı olma sürecidir. Afetle yaşam kültürünü oluşturabilmek için bu tip iş birlikleri ve çalıştaylar büyük rol oynuyor.
Beylikdüzü'nde şanslıyız bu kültürü oluşturma noktasında yıllar önce buraya gelen güçlü bir irade vardı. Şu an tutuklu bulunan Belediye Başkanımız Mehmet Murat Çalık göreve ilk geldiği günden beri bu kentte afet hazırlık bilincini, risk azaltımı, sakınım planlaması gibi konuları masaya mesele olarak koydu. Bu yönde biz hazırlıklarımıza yıllar evvel başladık. Bugün yaptığımız her şey onun ortaya koyduğu irade ve vizyon sonucunda ortaya çıkıyor. Afetler hazır olmak için bir seçenek değil aslında bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu sadece üstlenmedik, onu aynı zamanda Beylikdüzü Afet Yönetim Modeli’ne dönüştürdük. Bu modelin üstüne katarak, başka modellere evirmeye ve daha güncel ihtiyaçlara cevap verecek hale getirmeye çalışıyoruz. Bu anlayışla oluşturduğumuz modelimizi mekânsal, kurumsal, toplumsal ve operasyonel olmak üzere dört temel üzerine kurduk. Hedefimiz çok net; afetleri konuşan değil afetlere hazır bir kent olmak. Bunun yolu da bilgiyi paylaşmaktan, birlikte üretmekten ve bunu sahaya indirmekten geçtiğini de biliyoruz. Afetlere karşı yapacağınız en büyük hazırlık aslında birlikte kurulan bu akıllardır.
Şehla: Beylikdüzü modeli yerelden ulusala yükseliyor
Beylikdüzü Afet Yönetim Modeli’ni ve belediyenin afet alanındaki çalışmalarını da yaptığı kapsamlı sunumla katılımcılarla paylaşan Şehla, “Beylikdüzü Modeli ile afet yönetim bilincinin önemli ve siyasetten bağımsız bir mesele olduğunu söylemeye çalışıyoruz. Beylikdüzü Belediyesi’nin gerek 6 Şubat depremlerinde gerek diğer alanlarda gösterdiği başarının temelinde siyaset üstü bir yaklaşım bulunuyor. Yerel yönetimlerin artık afet konusunda ulusal düzeyde başka bir yetkinliğe evirilmesi gerekiyor. Beylikdüzü’nde kurmakta olduğumuz bu model kentin fiziksel, sosyal ve dijital katmanlarını birleştiren, dirençli bir kültür haline getiren bir anlayıştır. Bu da yerelden ulusala yükselen bir modeldir bizler için. Beylikdüzü’nü ulusal bir afet seferberliğinin laboratuvarı olarak görüyoruz. Buradan çıkacak her sonucun sadece Beylikdüzü için değil, ülkemiz için neye dönüşebileceğine bakarak ilerlemeye çalışıyoruz” dedi.
AFAD’dan Beylikdüzü yaklaşımına destek
İstanbul İl AFAD Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ise risk azaltma odaklı dönüşümün önemine dikkat çekerek, bu tür çalışmaların tüm İstanbul’a yayılması gerektiğini vurguladığı konuşmasında, “Bugün burada önemli bir etkinlik için bir araya geldik. Aslında bu etkinliklerin İstanbul’un 39 ilçesinde de benzer şekilde sürdürülmesini çok önemsiyoruz. Dirençli İstanbul, dirençli kentler diyoruz. Son yıllarda AFAD’ın stratejisinde şöyle bir değişiklik gözlemliyoruz. Müdahale odaklı bir afet yönetiminden risk azaltmaya yönelik bir dönüşüm var. Bu çok önemli. Biz ne kadar riskleri azaltırsak arama kurtarmacı arkadaşlarımıza o kadar az iş düşecektir. Dolayısıyla risk azaltma faaliyetleri çok önemli. Bugün burada sekiz tane masamız var. Bu sekiz masada farklı konular tartışılacak ve sonuç bildirgesi yayınlandıktan sonra önemli olan bunların hayata geçirilmesi. Ümit ediyorum ki bugünkü çalışmamız verimli bir şekilde sona erer ve çıktılarından bizler de sizler de faydalanırsınız. Doğa olaylarının afetlere dönüşmeyeceği aydınlık geleceklerde görüşmek dileğiyle” ifadelerine yer verdi.
Çetintaş: Afetler artık tek tek değil, birbirini tetikleyen ve büyüten bir sistem haline gelmiş durumda
11 Aralık 2025 tarihinde düzenlenen ilk çalıştayın sonuç raporunu paylaşan Beylikdüzü Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürü Mehmet Metehan Çetintaş ise “Afeti dert edinen insanlar olarak bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 11 Aralık’ta gerçekleştirdiğimiz çalıştayda yaklaşık 60 sayfalık bir sonuç raporumuz çıktı. Bu raporun en önemli kısmı yaklaşık 13 sayfadan oluşan bir üst politika notu. Kentlerimiz büyüyor ve birçok afetle karşı karşıya kalıyor. Bu afetler tekil afetler olmuyor. Deprem odaklı düşünüyoruz ama deprem ardından altyapıyı götürüyor, sel riskini meydana getiriyor, sanayi alanlarında ciddi kimyasal riskler ortaya çıkarıyor. Afetler artık tek tek değil, birbirini tetikleyen ve büyüten bir sistem haline gelmiş durumda. Maalesef buna karşın da bizim yaklaşımımız hala parçalı ve büyük oranda müdahale odaklıdır. Bu çalıştayın çıkış noktası da bizim için tam olarak bu oldu. Bu yeni duruma uygun risk yönetim yaklaşımı geliştirmek amacıyla bir çalıştay düzenlemek istedik. Çoklu ve birleşik afetler olarak bir paradigma boyutuyla yola çıktık” şeklinde konuştu.
Deprem konusu bütüncül bir yaklaşımla ele alındı
Çalıştayda gün boyunca alanında uzman isimlerin moderatör olduğu masa çalışmalarında, deprem riskinin farklı boyutlarını ele alan çalışmalar yürütüldü. Gün sonunda ise her masa temsilcisi, tartışmalardan elde edilen sonuçları ve önerileri özetleyerek tüm katılımcılarla paylaştı.
: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Daha dirençli bir Beylikdüzü için çalışmalarını sürdüren Beylikdüzü Belediyesi, İstanbul Teknik Üniversitesi iş birliğiyle Afetlere Karşı Kentsel Dirençlilik Çalıştayı’nın ikincisini düzenledi. Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi Trakya Salonu’nda gerçekleşen çalıştayda bu kez deprem konusu ele alındı. Çalıştay; deprem riskinin kentsel sistemler üzerindeki çok boyutlu etkilerini ortaya koymak, risk azaltma odaklı stratejik öncelikleri belirlemek, kurumlar arası iş birliği ve veri entegrasyonu ihtiyacını tartışmak, deprem özelinde uygulanabilir proje ve politika önerileri geliştirmek, çalıştay çıktılarının yerel ve ulusal ölçekte ölçeklenebilir bir modele dönüştürülmesini sağlamak amacıyla alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Çalıştayda deprem riski; mekânsal (zemin, yapı stoku), altyapısal (kritik sistemler), operasyonel (müdahale kapasitesi) ve toplumsal (kırılganlık ve davranışlar) boyutlarıyla birlikte değerlendirildi. Akademi, kamu, yerel yönetimler, sivil toplum ve teknik uzmanları buluşturan çalıştay; yalnızca mevcut riskleri tartışmakla kalmayıp, yerelden ulusala ölçeklenebilir bir afet yönetim modelinin inşasına odaklandı.
Şehla: “Hedefimiz çok net; afetleri konuşan değil afetlere hazır bir kent olmak”
Çalıştayda konuşan Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Şehla, Türkiye’de afetlerin bir istisna değil süreklilik olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: Bugün bir zihniyet dönüşümünü ateşlemek için buradayız. Bu zihniyet dönüşümünü bu gibi çalıştaylar ve birlikteliklerle başlatıyor olmamız gerekiyor. Türkiye'de afet bir istisna değil sürekliliktir. Biz bu kadar afetle iç içe bir ülke olmamıza rağmen, afetle değil halen afetin sonucuyla mücadele halindeyiz. Her zaman afet olduktan sonraki süreçler üzerinden politikalar yürütmeye devam ediyoruz. Oysa bizim ihtiyacımız olan şey bir kriz yönetiminden ziyade aslında risk yönetimidir, hazırlıklı olma sürecidir. Afetle yaşam kültürünü oluşturabilmek için bu tip iş birlikleri ve çalıştaylar büyük rol oynuyor.
Beylikdüzü'nde şanslıyız bu kültürü oluşturma noktasında yıllar önce buraya gelen güçlü bir irade vardı. Şu an tutuklu bulunan Belediye Başkanımız Mehmet Murat Çalık göreve ilk geldiği günden beri bu kentte afet hazırlık bilincini, risk azaltımı, sakınım planlaması gibi konuları masaya mesele olarak koydu. Bu yönde biz hazırlıklarımıza yıllar evvel başladık. Bugün yaptığımız her şey onun ortaya koyduğu irade ve vizyon sonucunda ortaya çıkıyor. Afetler hazır olmak için bir seçenek değil aslında bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu sadece üstlenmedik, onu aynı zamanda Beylikdüzü Afet Yönetim Modeli’ne dönüştürdük. Bu modelin üstüne katarak, başka modellere evirmeye ve daha güncel ihtiyaçlara cevap verecek hale getirmeye çalışıyoruz. Bu anlayışla oluşturduğumuz modelimizi mekânsal, kurumsal, toplumsal ve operasyonel olmak üzere dört temel üzerine kurduk. Hedefimiz çok net; afetleri konuşan değil afetlere hazır bir kent olmak. Bunun yolu da bilgiyi paylaşmaktan, birlikte üretmekten ve bunu sahaya indirmekten geçtiğini de biliyoruz. Afetlere karşı yapacağınız en büyük hazırlık aslında birlikte kurulan bu akıllardır.
Şehla: Beylikdüzü modeli yerelden ulusala yükseliyor
Beylikdüzü Afet Yönetim Modeli’ni ve belediyenin afet alanındaki çalışmalarını da yaptığı kapsamlı sunumla katılımcılarla paylaşan Şehla, “Beylikdüzü Modeli ile afet yönetim bilincinin önemli ve siyasetten bağımsız bir mesele olduğunu söylemeye çalışıyoruz. Beylikdüzü Belediyesi’nin gerek 6 Şubat depremlerinde gerek diğer alanlarda gösterdiği başarının temelinde siyaset üstü bir yaklaşım bulunuyor. Yerel yönetimlerin artık afet konusunda ulusal düzeyde başka bir yetkinliğe evirilmesi gerekiyor. Beylikdüzü’nde kurmakta olduğumuz bu model kentin fiziksel, sosyal ve dijital katmanlarını birleştiren, dirençli bir kültür haline getiren bir anlayıştır. Bu da yerelden ulusala yükselen bir modeldir bizler için. Beylikdüzü’nü ulusal bir afet seferberliğinin laboratuvarı olarak görüyoruz. Buradan çıkacak her sonucun sadece Beylikdüzü için değil, ülkemiz için neye dönüşebileceğine bakarak ilerlemeye çalışıyoruz” dedi.
AFAD’dan Beylikdüzü yaklaşımına destek
İstanbul İl AFAD Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ise risk azaltma odaklı dönüşümün önemine dikkat çekerek, bu tür çalışmaların tüm İstanbul’a yayılması gerektiğini vurguladığı konuşmasında, “Bugün burada önemli bir etkinlik için bir araya geldik. Aslında bu etkinliklerin İstanbul’un 39 ilçesinde de benzer şekilde sürdürülmesini çok önemsiyoruz. Dirençli İstanbul, dirençli kentler diyoruz. Son yıllarda AFAD’ın stratejisinde şöyle bir değişiklik gözlemliyoruz. Müdahale odaklı bir afet yönetiminden risk azaltmaya yönelik bir dönüşüm var. Bu çok önemli. Biz ne kadar riskleri azaltırsak arama kurtarmacı arkadaşlarımıza o kadar az iş düşecektir. Dolayısıyla risk azaltma faaliyetleri çok önemli. Bugün burada sekiz tane masamız var. Bu sekiz masada farklı konular tartışılacak ve sonuç bildirgesi yayınlandıktan sonra önemli olan bunların hayata geçirilmesi. Ümit ediyorum ki bugünkü çalışmamız verimli bir şekilde sona erer ve çıktılarından bizler de sizler de faydalanırsınız. Doğa olaylarının afetlere dönüşmeyeceği aydınlık geleceklerde görüşmek dileğiyle” ifadelerine yer verdi.
Çetintaş: Afetler artık tek tek değil, birbirini tetikleyen ve büyüten bir sistem haline gelmiş durumda
11 Aralık 2025 tarihinde düzenlenen ilk çalıştayın sonuç raporunu paylaşan Beylikdüzü Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürü Mehmet Metehan Çetintaş ise “Afeti dert edinen insanlar olarak bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 11 Aralık’ta gerçekleştirdiğimiz çalıştayda yaklaşık 60 sayfalık bir sonuç raporumuz çıktı. Bu raporun en önemli kısmı yaklaşık 13 sayfadan oluşan bir üst politika notu. Kentlerimiz büyüyor ve birçok afetle karşı karşıya kalıyor. Bu afetler tekil afetler olmuyor. Deprem odaklı düşünüyoruz ama deprem ardından altyapıyı götürüyor, sel riskini meydana getiriyor, sanayi alanlarında ciddi kimyasal riskler ortaya çıkarıyor. Afetler artık tek tek değil, birbirini tetikleyen ve büyüten bir sistem haline gelmiş durumda. Maalesef buna karşın da bizim yaklaşımımız hala parçalı ve büyük oranda müdahale odaklıdır. Bu çalıştayın çıkış noktası da bizim için tam olarak bu oldu. Bu yeni duruma uygun risk yönetim yaklaşımı geliştirmek amacıyla bir çalıştay düzenlemek istedik. Çoklu ve birleşik afetler olarak bir paradigma boyutuyla yola çıktık” şeklinde konuştu.
Deprem konusu bütüncül bir yaklaşımla ele alındı
Çalıştayda gün boyunca alanında uzman isimlerin moderatör olduğu masa çalışmalarında, deprem riskinin farklı boyutlarını ele alan çalışmalar yürütüldü. Gün sonunda ise her masa temsilcisi, tartışmalardan elde edilen sonuçları ve önerileri özetleyerek tüm katılımcılarla paylaştı.
: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı





